#yeniler #ortaya #haber #müzik #lgbti tema #tv #lgbti #sözlük #sinema #web/tekno #yazarlar #aktivizm/etkinlik #mekan #der./oluşum #edebiyat #stil #lubunca #ilişkiler tümü
yeniler
Sayfa :
i never promised you a rose garden


  • "Belki sana gül bahçeleri vadetmedim ama içimde en derinlerde huzurlu bir yuva vadedebilirim. Tüm sıcaklığımı hissedebileceğin iki kol; evin olabilecek sonsuza kadar. Sana zaman yerine sonsuzluktan bahsederim kollarımda, hiçbir zaman diliminde gerçekleşmeyecek masallarla kandırmam seni, benim masallarım ve hayallerim kendim gibi sahici. Tüm bildiğim aşk sözcüklerini aşarak severim seni, bu ne tam olarak sevgi ne de aşk olur dedim ya aşmış hislerle adarım kendimi sana. Gülümsemen dudağının kenarındayken onu öperek kendime alırım, içimdeki çocuğu beslerim seninle birlikte, içim sen dolar sen taşar sonra ikimizi büyütürüm turuncu bir gökyüzünün altında. (b: İstersen bütün renkleri soğurur kalbim, bize saklarım, gri bir şehrin kaldırımlarını yollarını binalarını boyarız.) Derim ki Güneş sensin. Derim ki aydınlık ve sıcaklık anlamsız kalır sensiz, iltifat etmem sana gerçekleri söylerim o an hiç tereddüt etmeden. Ben gördüm, gördüm seni. Kimsenin göremeyeceği kadar derinine baktım, ne kayboldum orada ne boşluklara düştüm ne de boğuldum. Issızlığını paylaştım kelimelerle gülüşlerle dokunuşlarla, gözyaşların öptüklerimi silmesin diye ellerim hep yüzündeydi, kollarım evinde hisset diye hep açıktı ve devrikti cümlelerim git gide sen oluyorum diye. Seni aldım ikimizin de hiç görmediği yerlere getirdim, iki adımlık yer küreyi enine boyuna dolaştık biz seninle, kelimeler sustu bazen şiirlerim konuştu, şiirlerim tükendi parmaklarım dokundu saçlarının her bir teline, usulca sevdi onları okşadı seni aldı ellerim notaların sen olduğu bir müzikal sahnesine götürdü bizi. Olabileceğim bütün kavramları oldum sana, aklından her ne geçirirsen. Ama ben en çok sevgili kavramını aile kavramını sevdim. Kalabalığın içinde o bütün uğultulara, kötülüklere rağmen seni aldım sana aile oldum, elimden geldiği kadarıyla.(b: Öteki olmanın tadını çıkarttım seninle), yaşanabilinecek ne varsa bugüne dek yaşadı(k)m. Önümüze maraton koydular acımasızca engelli koşular, hangi birini aşsak sanki biraz daha yükseğini koyuyorlardı önümüze, yorgunluktan defalarca öldük, sonsuzlukta defalarca dirildik, kimse sormadı neden niçin diye savaştığımızı görmediler, göremediler. Heves değildi, aykırılık değildi, aptallık veya saçmalık hiç değildi. Görsünler diye uğraşmadık ama her seferinde biraz daha hiç ettiler bizi. Ben her defasında derim ki Güneş sensin. Karanlık ve soğuk anlamını yitirir seninle, istersen seni alır götürürüm hiç görmediğimiz yerlere. (b: Sana arkadaş, eş, dost, sevgili, âşık, aile olurum. Sana sus olurum eğer sen istersen sadece yaşarız.) Seni büyütürken kendimi de büyütürüm, bakma sen varken güçlü gözükür bedenim, ağlamaz gözlerim sadece içeri akar gizlice, ellerim hiç üşümez hep sıcak kalır seni ısıtırken, ruhsal darbeler işlemez bana çelik olur tenim, sen varken… Geçmiş zamanları unuturuz, gelecek kaygısından sıyrılır sadece bugünü yaşarız. Hayallere yer bırakmadan oldurma fiilini gerçekleştiririz. Karın boşluğuna sert bir yumruk gibi işleyen, boğazına düğümler atan, damarlarını çeken, ciğerlerini yakan acıdan eser kalmaz. (b: Sadece kim olduğumuzu unutmayız). Varsın şimdilik sadece kollarım evimiz olsun, bir gün seni alır dört duvarlı bir çatılı evimize götürürüm. En içten gülümsemelerimizle yürürüz gri şehrin kaldırımlarında.

    Eğer sen istersen renkli olur o kaldırımlar… Çünkü derim ki Güneş sensin, gökyüzümüzü turuncu yapan içimizi ısıtan bizi aydınlık kılan..."

    Bu yazıyı bana yazdırmış olan kitabın adı. * umarım başlığı çığrından çıkartmamışımdır.

hangi adres için link oluşturulacak ?

görünecek isim ne olacak ?